Konjonktür yani ekonominin genel gidişatı açısından milli gelir hayati önemdedir. Sanayi üretimi, dış ticaret, ödemeler dengesi, istihdam, enflasyon, faiz, kur, vs. tüm diğer göstergeler ekonominin bir cephesini yansıtır. Milli gelir ise resmin tümünü verir.
2005 verileri yeni açıklandı. Büyüme en iyimserin bile beklediğinden yüksek. İlgi çeken iki konuya dikkat çekeceğim. Bir: veriler hatalı eleştirisi geçersizdir. İki: hızlı büyümeye sevinmek yanlıştır. Doğrusu "eyvah, hızlı büyümüşüz!" olmalıdır.
Bir mini-polemikle devam edelim. Yılın ilk yarısında büyüme gerilemişti. Hemen "yüksek faiz-düşük kur mücahit! iktisatçılardan" savunma geldi. "Bir önceki yıl büyüme hızı yüksekti, baz etkisi büyümeyi indiriyor" dendi. O zaman eleştirdim. Büyümede baz yıl etkisi krizden çıkış yılı ile sınırlıdır. Hızlı büyüyen ekonomiler yıllar boyu yüksek büyüme hızlan tutturur. Kanıt hep hızlı büyüyen ülkelerdir (Çin, Hindistan). 2005 beni haklı çıkardı.
Saadet zinciri kuruluyor
Tezim biliniyor ama tekrar etmekte yarar var. 2003 sonrasında uygulanan yanlış para politikası ekonomiyi çok olumsuz etkileyecek mekanizmaları tetikledi. Sonunda 2005'de çok sorunlu bir konjonktüre neden oldu. Aslında nasıl olduğunu herkes biliyor. YTL hızla değer kazanınca dövizle borçlanmanın reel faizi eksiye döndü. İç piyasa için üretim yapan ve dış dünya ile rekabet etmeyen hizmet ve inşaat gibi sektörlerinde reel gelirler arttı. Harcamalar yükseldi. Kendi kendini besleyen bir canlanma başladı. Türkiye iç talep kökenli bu tür saadet zincirlerine aşinadır. Üstüne gayrimenkul piyasasında oluşan talep-fiyat ve arz şişmesi eklendi. Tam bir "balon" haline dönüştü. Her balon ise eninde sonunda ya söner yada patlar. Hatırlatalım.
Tüketim balonu şişiyor
Balonu teşhis etmek aslında kolaydır. Milli gelir ve özel tüketim büyümesini karşılaştırırız. Sürdürülebilir büyüme özel tüketimin gelirden daha yavaş artmasını gerektirir. Aksi takdirde bir tüketim balonundan söz edebiliriz.
Grafikte başlangıç yılı olarak 2003'ün üçüncü çeyreğini aldık. Irak savaşı yılın ilk yansını olumsuz etkilemişti. Normalleşme üçüncü çeyrekte başladı. Elde on çeyrek (iki-buçuk yıl) veri oluyor.
Özel tüketim harcamaları için çıplak büyüme hızı yanıltıcı olabilir. Onun yerine büyümeye katkı yöntemini kullandık. Özetle, ekonomide sadece özel tüketim artmış olsa büyüme ne olurdu sorusunu cevaplıyor. Veriler bir önceki yılın aynı çeyreğine göre değişimi yansıtıyor.
Manzara çok açıktır. 2003'ün son çeyreği ve 2004'ün üçüncü çeyreğinde özel tüketimin büyümeye katkısı büyümeye eşittir. Diğer dönemlerde altındadır. Ama 2005'in son çeyreğinde üstüne çıkmıştır. Özel tüketimde 2005'in ikinci yansında yaşanan ani ve şaşırtıcı patlama grafikten net görülmektedir. Konjonktür analizine devam edeceğim.