| Yakın geçmişin anahtar sorularını geçen yazımda
verdim. Enflasyon neden tekrar yükseldi? Yükselişte kontrol
dışı iç ve dış koşulların payı nedir? Uygulanan iktisat politikalarının
payı nedir? Hangi iktisat politikasının sorumluluğu daha fazladır?
Bence işin özü bu soruların cevabında yatmaktadır. Her fırsatta
söylüyorum. Hastalığa doğru teşhis koymak hastayı iyileştirmenin
tek yoludur. Okuyucularımı sıkma pahasına bir süre onlara
yoğunlaşacağım.
Sayıları hazırlıyoruz
İki ay önce, Ağustos verilerine bakarak üç gözlem yapmıştım.
Bir: enflasyon zirveye çıktı. İki: bundan sonra artış olsa
bile geçicidir. Üç: buna karşılık düşüş işareti yoktur. Eylül
verileri analizle tutarlı çıkınca ayrıca ele almaya gerek
görmedim.
TÜİK Ekim verilerini Cuma günü yayınladı. TÜFE Eylül'le aynı
çıktı. Halbuki piyasa biraz daha yüksek bekliyordu. Ayrıca
Ekim 2005'in 0.5 puan altında çıktı. Dolayısı ile genelde
olumlu karşılandı.
Çıplak verileri tekrarlamaya gerek olduğunu sanmıyorum. Medya
yeterince ayrıntısına girdi. Bir dizi istatistiki işlemden
geçirdikten sonra bakmanın daha yararlı olduğunu düşünüyorum.
Kullandığım yönteme okuyucularım zaten aşina.
Analizi TÜFE ile sınırlıyorum. Çünkü para politikasını belirleyen
enflasyon hedefi tüketici fiyatlarındaki yıllık artıştır.
Önce aylık fiyatlardan mevsimlik etkileri TramoSeats yöntemi
ile temizliyoruz.
Maalesef çok dalgalı bir seri elde ediliyor. Üssel yumuşatma
ile biraz daha düzeltiyoruz. Grafikteki kesikli çizgi ile
ifade edilen düzeltilmiş aylık TÜFE'yi buluyoruz. Düz çizgi
ise aynı istatistik programına hesaplattığımız aylık enflasyon
trendini gösteriyor.
Eğilimde değişim görülmüyor
Grafikte Ocak 2005'den bugüne enflasyonun seyrini izliyoruz.
2005'in ilk yarısında aylık enflasyon yüzde 0.6 civanda (yıllık
yüzde 7.5) ve sakin seyrediyor. Yıl ortasında bir dalgalanma
ardından yavaş yavaş yükseliyor. Son çeyrekte aylık yüzde
0.8'e (yıllık yüzde 10) yerleşiyor. Nisan 2006'ya kadar istikrarlı
şekilde orada kalıyor.
Dikkatinizi çekerim. Enflasyon artışı Mayıs ortasındaki mali
türbülanstan altı ay öncesine gidiyor. 2003 sonrasında uygulanan
yanlış para politikasının Türkiye'yi sıkıştırdığı "sanayisiz,
ihracatsız, istihdamsız ama enflasyonist büyüme" konusunda
ilk uyarım Aralık 2005 tarihlidir.
Mali türbülans enflasyonda da dalgalanmayı arttırıyor. Geçici
bir süre için trend aylık yüzde 0.9'a yükseliyor. Sonra tekrar
türbülans öncesi düzeye, aylık yüzde 0.8'e (yıllık yüzde 10)
geri dönüyor. Ekim sonu itibariyle onun altına inme eğilimi
gözükmüyor.
Bazı sonuçlar çıkarıyoruz. Bir: enflasyon bugünkü yıllık
yüzde 10 temposuna 2005 güzünde çıkmıştır. İki: bu düzeyde
güçlü bir atalet oluşmuştur. Üç: bugünkü koşullar çerçevesinde
düşme eğilimi yoktur.
Neden? Nasıl? Cevapları yazının başındaki sorularla beraber
arayacağız.
|